“Allah ete kemiğe büründü göründü” uydurması

Categories Geleneksel Din AnlayışıPosted on

Tasavvuf kültüründeki kimi anlatımlarda, Kur’an’ın net bir şekilde ortaya koymuş olduğu tevhit inancını sarsacak şekilde iddiaların ortaya konulduğu görülmektedir.

Bu rivayetlerden hareketle Allah’ın bazı kullarına tecelli ettiği ve ete kemiğe bürünüp falanca diye göründüğüne ve o kişinin Allah’ın aynası olduğuna inanılır.

Oysa ayetler uyarır: “Ama kalkarlar, kullarından birini O’ndan bir parçaymış gibi telakki ederler: Şu bir gerçek ki, (bunu yapan) insan katmerli bir nankörlük içindedir.” (Zuhruf Suresi 15).

Allah bunca ayeti ile inananları uyarıyor. Daha ne yapsın?

Allah ne derse desin bir kısım insanlar uydurmaların peşine takılıp Allah’tan başkasına kulluk kölelik etmeye devam edecekler.

Kur’an uyarıyor: “Şüphesiz, sana bu Kitab’ı hak ile indirdik; öyleyse sen de dini yalnızca O’na halis kılarak Allah’a kulluk et. Kesinlikle, din sadece Allah’a aittir. O’nun dışındakileri evliya (dostlar) olarak edinenler, ‘Onlar bizi Allah’a daha fazla yaklaştırsın diye biz onlara tapıyoruz.’ (derler). Ayrılığa düştükleri bu konuda onların arasında Allah karar verecektir. Allah kuşkusuz, yalancıları ve nankörleri doğru yola iletmez.” (Zümer Suresi 2-3)

Ayetleri anlamak için ne kadar çabalıyoruz?

Categories Dinin Kaynağı Nedir?Posted on

Tüm bunları ve benzerlerini bilmek isterken Allah’ın Kitabı’ndan habersiz kalarak kendimize yazık ederiz. Muhammed Gazali’nin (ö. 1996) tespiti çok yerindedir:

“Dünyanın her yerinde insanlar bir şey öğrenmek için okurlar. Müslümanlar ise Kur’an’ı sadece okumak için öğrenirler.”

Birçok evde Kur’an vardır. Peki, Kur’an, kütüphane rafları ile evimizin duvarını süslemekten başka ne işe yaramaktadır? Her sabah düzenli olarak bir ya da birkaç gazete gelir evlere.

Her gün düzenli olarak aldırdığı gazeteyi hiç okumadan öylece evin bir köşesinde bırakır mı kimse? Peki, gazetelerde yazılanlar, Allah’ın Kitabı’nda yazanlardan daha mı önemli bizim için?

Her gün düzenli olarak gazete ve dergisini okuyan biri neden aynı düzen ve özenle okumaz Rabbinin sözlerini? Allah’ın vahyini duvarına asan biri, aslında aklını ve gönlünü işleteceği hayat rehberini duvara astığını bilmeli. Allah’ın Kitabı, çok işe yaramadığı için depoya kaldırılan eşyalar gibi kaldırılıp bir kenara konulur.

Oysa Rabbimiz, Kur’an’ın, üzerine düşünülüp öğüt alınacak bir kitap olduğunu söyler bize:

“Andolsun, biz bu Kur’an’da insanlara her türden örnekler verdik ki düşünüp öğüt alabilsinler.” (Zümer Suresi 27).

Antivirüs Programı: Kur’an

Categories Kur'an'a Göre DinPosted on

Zihnimizin ve kalbimizin içine sızmış, din adına uydurulmuş virüslerden kurtulmanın tek yolu, Kur’an programını aktif hale getirmektir.

Peygamberimizin din adına şüphesiz güvenilebilecek tek hadisi yani sözü vardır, o da Kur’an’dır.

Dolayısıyla dinin güvenilir tek kaynağı vardır, o da Kur’an’dır.

Peygamberimizin din adına vahiy dışında bir söz söyleme, hüküm koyma ya da konulmuş bir hükmü değiştirme yetkisi olmadığı gibi, Allah’tan gelen vahiy dışında birtakım sözleri Allah’a isnat etmesi durumunda, Allah tarafından nasıl tehdit edildiğini Kur’an şu sözler ile bildirir: “Hiç şüpheniz olmasın ki o (mesaj) şerefli bir elçinin sözüdür; o bir şair sözü değildir; ne kadar da azınız inanıyor. O bir kâhin sözü de değildir; ne kadar da azınız düşünüyor. O, Âlemlerin Rabbi katından indirilmedir. Ve eğer (Peygamber) kısmen dahi, söylemediğimiz sözler uydurarak bize isnat etseydi, onu sağ kolundan şiddetle yakalar sonra onun can damarını elbette keserdik. Sizden hiç kimse buna engel olamazdı. Gerçek şu ki, bu vahiy muttakiler için bir uyarıdır.” (Hakka Suresi 40-48).

Yine tüm peygamberlerin aynı şekilde uyarıldıklarına dikkat çeker Kur’an: “Sana ve senden öncekilere şöyle vahyedildi: Andolsun, eğer (Allah’a) ortak koşarsan amelin boşa çıkar ve kaybedenlerden olursun!” (Zümer Suresi 65).