Hz. Âdem Buhari’de geçtiği gibi kader kurbanı mı?

Categories Hadis - Kuran ÇelişkisiPosted on

Kur’an’da Hz. Âdem’in ve eşinin nefislerine uyarak ve Allah’ın kendilerine yasak ettiği ağaca yaklaşarak Allah’ın emri dışında hareket etmelerinin kendi özgür iradeleri ile gerçekleşen bir yasak ihlali olduğu açık bir şekilde anlaşılmaktadır:

“…Ve (böylece) Âdem Rabbine karşı geldi ve dolayısıyla ciddi bir hataya düşmüş oldu.” (Taha Suresi 121).

“…(O zaman) Rableri kendilerine seslendi: Ben sizi bu ağaçtan menetmemiş miydim? Ve şeytanın sizin gerçekten apaçık bir düşmanınız olduğunu söylememiş miydim?” (A’raf Suresi 22).

Bu hatası üzerine Hz. Âdem Allah’a şu şekilde yakarmış ve af dilemiştir:

“Rabbimiz, biz nefislerimize zulmettik, eğer bizi bağışlamazsan ve esirgemezsen, gerçekten hüsrana uğrayanlardan olacağız.” (A’raf Suresi 23).

“Bunun üzerine Âdem, Rabbinden bazı kelimeler alıp öğrendi. Allah da tövbesini kabul etti. Çünkü Allah, tövbeyi çok kabul eden ve çok merhamet edendir.” (Bakara Suresi 37).

Ayetlerden açık bir şekilde görüldüğü gibi Hz. Âdem, kendi iradesiyle hataya düşmüş ve bu gerçeğin farkında olarak Rabbine yönelip kendisini affetmesini dilemiş, Allah da tövbesini kabul etmiştir.

Ancak buna rağmen bu konudaki bir hadis rivayetinde aslında Hz. Âdem’in hiçbir suçu olmadığı, daha kendisi var edilmeden önce bu olayın karşı konulmaz bir kader olarak Allah tarafından kendisine yazılmış olduğu iddia edilmiştir:

“Resulullah buyurdular ki: Hz. Âdem ve Musa münakaşa ettiler. Musa, Âdem’e: ‘İşlediğin günahla insanları cennetten çıkaran ve onları şekavete (bedbahtlığa) atan sensin değil mi!’ dedi. Âdem de Musa’ya: ‘Sen, Allah’ın risalet vermek suretiyle seçtiği ve hususi kelamına mazhar kıldığı kimse ol da, daha yaratılmamdan (kırk yıl) önce Allah’ın bana yazdığı bir işten dolayı beni ayıplamaya kalk (bu olacak şey değil)!’ diye cevap verdi. Resulullah devamla dedi ki: Hz. Âdem Musa’yı susturdu!” Buhari, Kader 11, Enbiya 31, Tefsir, Ta-ha 1, 3, Tevhid 37; Müslim, Kader 13, (2652); Ebu Davud, Sünnet 17, (4701); Tirmizi, Kader 2, (2135)

Görüldüğü gibi söz konusu hadis metni dikkate alınacak olduğunda, Allah’ın apaçık ayetleri ile çelişen bir iddiada bulunulmaktadır. Bununla birlikte Hz. Âdem ve Hz. Musa’nın neden münakaşa ettiklerini anlamak da mümkün değildir.