Hocalardan gelen din anlayışı

Categories Geleneksel Din AnlayışıPosted on

Kimi cemaatlere bağlı bazı insanlar, Allah’ın ayetlerine de o ayetleri olduğu gibi aktarmak isteyenlere de kapatıyorlar kendilerini. “Biz hocamızdan böyle duymadık, böyle öğrenmedik” diyorlar.

Bir hocadan duyulup öğrenilen şey, şu an duyduğumuz bir şeyi düşünüp değerlendirmemize engel mi?

Din adına duyduğumuz bir şeyi gerçek anlamda düşünüp sorgulamamız gerekmez mi?

Dini konulardaki her şeyi Allah’ın Kitabı’na sormak en doğru olan değil mi?

Allah’tan daha doğru yol gösterebilecek kim var ki?

Hesap günü kim Allah’a “Biz hocamızdan böyle duymamıştık” diyebilir ki?

Bazen kimi insanlar “Vallahi bize böyle anlattılar yanlışsa eğer vebali onların boynuna” diyorlar. Biz istediğimiz kadar vebalini başkasına yükleyelim, Allah’ın huzuruna tek başımıza çıkacak, eylem ve söylemlerimizden tek başımıza sorumlu olacağız.

Yine bazı insanların Kur’an’ın Allah’tan gelen bir kitap olduğu noktasında kuşkuları var. Ancak genelde bu kuşku Kur’an’ı hiç okumadan oluşuyor. İnsan vahye kendini kapatıp onu kabul etmeyebilir. Ancak bunun için en azından önce onu bir okuyup anlamaya çalışması gerekir. Hiç okumadığı bilmediği bir kitabı kabul etmemek, akla ve mantığa uygun değildir.

Gerçekten samimi bir şekilde Kur’an okunsa zaten onun insan sözü olamayacağı görülecektir.

İnkârda direnip gerçekleri görmezden gelenlerin durumu, kavramadığı sese karşı öten karga gibidir. Onların kavradığı sadece bağırtı ve çağırtıdır. Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Onlar akıllarını kullanmazlar.” (Bakara Suresi 171).