Kur’an’a göre ahirette ödül ve ceza nedir?

Categories Kur'an'a Göre DinPosted on

Ahiretin ödülü cennet, ahiretin cezası cehennemdir. Kur’an’da cennet hakkında birçok ayet bulunur. İşte onlardan bir demet:

“Kendisine doğru yol gösterildikten sonra Peygamber ile yollarını ayıran ve mü’minlerin yolundan başka yollara sapan kimseyi kendi tercihiyle baş başa bırakacak ve onu cehenneme sokacağız: O ne berbat bir ikametgâhtır.” (Nisâ 115)

İnkâra saplananların, yeryüzünde keyiflerinin peşi sıra gezip tozmaları seni yanıltmasın. O, geçici ve uçucu bir hazdır; sonunda varacakları yer cehennemdir, o ne kötü bir meskendir.

Fakat Rablerine karşı sorumluluk duyanlar var ya: İşte onlarındır içinden ırmaklar akan cennetler; Allah katından bir ikram olarak, orada yerleşip kalırlar. Zira Allah katında olan, erdemliler için en hayırlı olandır” (Âl-i İmran 196-198).

“Yapageldiklerinden dolayı bir mükâfat olarak, onları (cennette) ne türden göz kamaştırıcı sürprizlerin beklediğini kimse hayal dahi edemez.” (Secde 17)

“İman eden ve salih amel işleyenlere gelince: yapageldiklerinden dolayı mükellef bir ikram olarak ağırlanacakları cennetler onların konağı olacaktır. Hak yoldan sapanlara gelince; artık onların da konaklayacakları yer ateş olacaktır.” (Secde 19-20)

“Rabbimiz Allah’tır” diyen, sonra da dosdoğru çizgide yaşama kararlılığı gösterenlere gelince; onlara melekler sürekli inerler (ve derler ki): “Gelecekten dolayı kaygı duymayın, geçmişten dolayı da mahzun olmayın! Haydi, sevinin size vaat edilmiş olan cennetle! Biz bu dünya hayatında sizin dostunuzuz, ahirette de öyle. Orada size canınız ne çekiyorsa o var, orada siz ne arzu ediyorsanız o sizin; sınırsız bir bağış ve engin rahmet kaynağı olan (Allah) tarafından bir ikram olarak…” (Fussılet 30-32)

“Sabırlarına karşılık onlara cennet bahçeleri ve tarifi imkânsız özgür bir (hayat) bahşedecek.” (İnsân 12)

“(İnsan) eline yetki geçtiği zaman da yeryüzünde fesat çıkarmaya, insanın ürününü ve neslini yok etmeye çalışır: Ama Allah fesadı sevmez. Kendisine ne zaman “Allah’a karşı sorumluluğunun bilincinde ol!” dense, kibir ve gururu onu günaha sürükler. İşte böylesine cehennem yeter, ne kötü konaktır orası.” (Bakara 205-206)

“Sen o (cennetlik)leri göreceğin zaman, sanki saçılmış tarifsiz inciler sanacaksın; nereden bakacak olsan, sınırsız bir nimet deryası ve görkemli bir iktidar göreceksin.” (İnsân 19-20)

“Şüphesiz (O Gün) Cehennem’in gözleri yolda kalacaktır; (o) haddini bilmezler için bir son duraktır; onlar orada uzun zamanlar boyu kalacaklar. Orada ne (yürek) serinletici bir (haber) tadacaklar, ne de (iç yangınını söndürecek) bir içecek. Ancak kavurucu bir umutsuzluk ve zift gibi sıvanan buz gibi bir karanlık… (İnkârlarına) uygun bir karşılık olarak…” (Nebe’ 21-26)