İnsan kendini yeterli gördüğünde yanlış yola sapar

Categories Kur'an'a Göre DinPosted on

Kur’an ayetleri, gerçeği hatırlatmak ve bizi özümüze döndürmek için kendimizle yüzleştirir bizi.

İnsanın Allah’a teslim olması aynı zamanda nefsine hâkim olmasıdır. Teslimiyette bir sorun ya da zayıflık varsa şayet, insan nefsine değil, nefsi insana hâkim olur. Nefsinin esiri olan insan, kendini her türlü ihtiyacın üzerinde ve yeterli görür.

Kendini yeterli gördüğü için de yanlış yola sapar ve azar: “Hayır! Şüphesiz insan (Rabb’inin bunca iyiliğine rağmen yine de) azar; kendini her türlü ihtiyacın üzerinde görüp kendi kendine yettiğini sandığında. Oysa şüphesiz sonunda Rabb’ine dönecektir.” (Alak Suresi 6-8)

İnsanın azması kendini yeterli görmesi sebebiyledir.

Oysa kendi kendisine yeterli olan ve her türlü noksanlıktan uzak olan tek varlık vardır, o da Allah’tır: “Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır. Şüphesiz yalnız Allah, kendi kendine yeterlidir, bütün övgüler yalnız O’na mahsustur!” (Lokman Suresi 26)

Kendi kendimize yeterli olduğumuzu sanarak bizi yoktan var eden ve sayısız nimet ve imkân ile bizi yaşatan Rabb’imize karşı nankörlük ederiz.

Ayetler, bu nankörlüğümüze dikkat çeker: “Kahrolası insan, ne kadar da nankördür! Hangi şeyden yarattı onu? Bir damla sudan yarattı da onu, bir ölçüyle biçime soktu. Sonra yolu (hayatı) ona kolaylaştırdı, sonra onun için ölümü takdir etti ve kabre koydurdu, sonra dilediği zaman onu diriltip kaldıracaktır. Hayır, insan, O’nun kendisine emrettiğini (gerektiği gibi) yerine getirmedi.” (Abese Suresi 17-23)

Ayetin de ifade ettiği gibi Allah’ın bize emrettiği şeyleri gerektiği gibi yerine getirmedik ama nefsimize hoş gelen her şeyi en güzel şekilde yerine getirmek istedik.

Oysa Allah biz istesek de istemesek de saymakla bitiremeyeceğimiz nimetler vermişti bize: “Ve size kendisinden isteyebileceğiniz her türlü şeyden (bazısını) veren O’dur; (öyle ki) Allah’ın nimetlerini saymaya kalksanız sayamazsınız. (Yine de) insanoğlu zulmünde pek ısrarlı, nankörlüğünde pek inatçıdır!” (İbrahim Suresi 34)

Kendini yeterli görerek nefsine zulmetmeyi bırakmalıdır insan. Çünkü kendini ne kadar kandırsa da, kendi kendisine yeterli olmadığına tanıktır aslında. Bu gerçeği tecrübe etmiş sayısız insan vardır hayatta. Öyle ki bazıları son derece acı şekilde yüzleşmiştir bu gerçekle. İnsan son derece gururlu ve kibirli hali ile kendini yeterli görse de, kalp atışına ve tansiyonuna bile söz geçiremez gerçekte.

İnsan için öyle zor anlar vardır ki hayatta, Allah’a inanmayan biri bile O’na sığınma ve yardım isteme ihtiyacı hisseder içinde. Normal şartlarda kendimizi yeterli görür ve Allah’a ihtiyaç hissetmeyiz. Ancak güç yetiremeyeceğimizi anladığımız zorluk anında gönülden bir bağlılıkla Allah’a yönelir, Allah bizi o sıkıntıdan kurtarınca da eski halimize dönerek nankör kesiliriz: “Nitekim dalgalar onları (ölümün) gölgeleri gibi kuşattığında, (o anda) bütün içtenlikleriyle yalnız ve sadece Allah’a bağlanarak O’na sığınırlar fakat Allah onları sağ salim kıyıya ulaştırdığında da bir kısmı yolun ortasında (inanmak ile inkâr etmek arasında) kalıverirler. Haince bir nankörlüğe kapılanlar dışında hiç kimse, mesajlarımızı bile bile reddetmez.” (Lokman Suresi 32)

Ey nefsim! Unutma ki insan kendini her türlü ihtiyacın üzerinde ve yeterli gördüğünde azar. Sonra kendi eliyle hesap defterine kötülükler yazar.