Oruç bozmanın kefareti nedir?

Categories Dinin Kaynağı Nedir?Posted on

Hadis rivayetlerinde ve yaygın olarak neredeyse bütün dini içerikli kitaplarda “bilerek oruç bozmanın cezasının” altmış bir gün oruç tutmak olduğu iddia edilmiştir.

Bu inanç halk arasında da oldukça yaygındır.

Bir rivayette oruçlu olduğu halde nefsine yenilerek eşi ile birlikte olan bir adamın peygamberimize geldiği ve ne yapacağını sorduğu anlatılır.

Ebu Davud’un (Hadis No:1892) rivayeti olan hadiste geçen olay, Mücadele süresindeki zıhar olayıdır. O kişi  hanımının sırtını kendi anasının sırtına benzeterek (zıhar yaparak) kendine haram kılıyor, sonra’da ihlâl ediyor. Hz. Muhammed (a.s) o kişiye zıhar karşılığında yapması gerekenleri Mücadele süresinde (58/2-4) ifade edildiği gibi tek tek sıralıyor.

“İçinizden “Sen bana annem kadar haramsın” diyerek eşlerinden ayrılanlara gelince: o kadınlar asla anneleri olamaz; onların anneleri yalnızca kendilerini doğuranlardır; ve şüphesiz onlar mantıksız, dahası düzme-koşma bir laf söylüyorlar: ama şüphe yok ki Allah, tarifsiz bir bağışlayıcı, eşsiz bir rahmet kaynağıdır.

Ne ki, “Sen bana annem kadar haramsın” diyerek eşlerinden ayrılanlar, ardından da söylediklerinden geri dönenler var ya: işte onların (keffareti) eşler birbirine yaklaşmadan önce bir köleyi özgür kılmaktır. Siz ancak böyle uslanırsınız. Ve Allah bütün yaptıklarınızdan ayrıntısıyla haberdardır.

Fakat kim bunu bulamazsa, yine eşler birbirine yaklaşmadan önce peş peşe iki ay oruç tutar; buna güç yetiremeyen kimseye ise altmış yoksulu doyurmak düşer. Bu Allah’a ve Rasulü’ne imanınızın bir gereğidir; ve bunlar Allah’ın çizdiği sınırlardır. İnkar edenler için, acıklı bir azap vardır.” 

Mücadele Suresi (58/2-4) 

Kur’an’da tutulamayan oruçları ise şöyle belirtilir;

“Sayılı günlerde… Sizden kim hasta ya da yolcu olursa tutmadığı sayısı kadar diğer günlerde (oruç tutar) ve (bunlar arasından) ona gücü yetenler üzerine, bir yoksulu doyuracak fidye gerekir; Kim daha fazla hayır işlerse kendisi için daha yararlı olur, ama -eğer bilirseniz- oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır. (O sayılı günler) Ramazan ayıdır ki, insanlığa rehber olan, bu rehberliğin apaçık belgelerini taşıyan ve hakkı batıldan ayıran Kur’an işte bu ayda indirilmiştir. Sizden biri bu aya ulaştığında oruç tutsun; hasta ya da yolcu olan kimse de başka günlerde kaza etsin! Allah sizin için kolaylık ister, sizi zora koşmak istemez; oruç günlerinin sayısını tamamlamanızı, sizi doğru yola ulaştırdığı için O’nu yüceltmenizi ve şükretmenizi ister.” (Bakara Suresi 184-185).

Görüldüğü gibi tutulamayan gün sayısı kadar başka günlerde tutulması söylenmektedir. 

Yani bir günün karşılığı altmış bir gün değil sadece bir gündür.

Kur’an’da oruç ile ilgili ayetlere bakıldığında oruç tutulması gereken Ramazan ayının günlerinde oruçlu olma süresi içinde yemek, içmek ve cinsel ilişkide bulunmanın yasaklandığı görülmektedir.

Dolayısıyla oruçlu olunması gereken süre içinde bunlardan birini yapan kişi, orucunu tamamlayamamış yani o günkü orucunu tutmamış olur.

Oruç tutmanın daha hayırlı olduğunun vurgulanması, oruçlu kalınması gereken süre içinde bu yasakları ihlal etmemekte titiz olunması gerektiğini göstermektedir. Ancak bir kişi nefsine yenilerek bilerek ya da bilmeyerek de olsa orucunu tamamlayamazsa bunun cezası iki ay üst üste oruç tutmak değil, tutmadığı gün sayısınca başka günde tutmaktır.

Allah, Ramazan ayını oruçlu geçirmemizi söylediğine göre hiç şüphesiz keyfi bir şekilde Ramazan günlerinin orucunu tutmayarak başka günlere ya da örneğin daha kısa günlere bırakmak mümkün değildir.

Ramazan ayı içinde tutulacak oruç haklı bir gerekçe yokken bırakılarak başka günlerde kaza edilecek oruçtan çok daha hayırlı olacaktır.

2 yorum

  1. Kuran’da hastalık ya da yolculuktan dolayı tutulamayan orucun karşılığı 1 gün olarak açıklanmıştır. Oruç bozmak ayrı bir konudur ve bununla ilgili bir hüküm var ise bunu paylaşınız. Diğer hükmü buna bağlamayınız. Aydınlatıcı bir yazı olmamış bu haliyle..
    İyi çalışmalar..

  2. orucun kazası sadece hasta ve yolcu olanlar için geçerlidir özürsüz tutulmayan oruçlar için değildir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir